TAKVA FILMI ÜZERINE
Muharrem, bir handa Ali efendinin yaninda bir çirak olarak çalismaktadir,
kendi halinde dogal kisiligi ve inanciyla yasamini sürdüren siradan bir insandir.
O'nun bu durumunun farkinda olan Dergah Seyh’ inin en büyük amaci onu Dergah'a çekip, onun pek çok iyi yönlerinden faydalanmak ve orada dönen oyunlarin içinden geçirerek kendilerine benzer bir kisi haline getirmek...
Yitik bir kent'te "seni sevmek" ve bir halkla
Üyeler Bu kent ezberlenmiştir artık ikimiz için , sokakları , binaları , parkları ve yollarıyla . İkimiz için ikimize dair , yeni bir kenti tahlil etmenin yollarına , serüvenine atmalıyız kendimizi . Eskidi artık bu kent , buruş buruş oldu . Yıldızları gecenin sessizliğinde , dingin ve hüzünlü . Ay `ın yüzünde belirense ; istemsiz ve solgun bir gülümseyiş . Güneş kendinden neden bir parça ışık ve birazda sıcaklık salıvermez üstüne bu kentin ?
AYAKLARI YERE BASMIYAN HEGEL VE IDEALIST FELSEFE
KUSKUSUZ ,her bilim dali oncelikle kendi alanina yonelik arastirmalar,gozlemlemeler ve degerlendirmelerde bulunur.Siir,edebiyat,resim vb gibi dallar bir butun olarak sanat kapsamina giriyorsa,bir cok dusuncenin olusumuna, ortaya cikmasina ve sonuc itibariyel dunyanin bir butun olarak algilanmasinada, felsefe ev sahipligi yapar.Ornegin biyoloji veya fizik bilim dallari daha cok kendi alanlarinda seslerini duyururlarken, felsefenin ruzgarlari, evreni bir butun olarak algilar ve yorumlar.Bir bilim olgusu olmasi bicimiyle felsefe, sorgulayicidir, hatta diger bir ozelligide sorgulayici bir dusunce bicimi olmasidir.
ALEVILIK ISLAMIN NERESINDE?
GUNLUK YASANTIMIZA soyle bir goz attigimizda, her gecen gun kullandigimiz kelimeler gunbe gun azalmaktadir.YABANCILASMANIN ve MAKINELESMENIN yarattigi bu postmodern iliski surecinde,insana dair olan bir cok kavramda dogal olarak yok olmayla karsi karsiyadir.Birebir Iinsani iliskilerde, daha cok hesaba ve cikara dayali iliskiler on plandadir.
ASKIN CIRPINISI
ASK her daim
aciyi kendi icinde tasimistir.sancilidir ask.Ask zihni kendi
yorungesine alan,duygunun yogunsalliginda devinen,kendince
sekillenen ruhal bir durumun adidir.Istediginde kisinin ruhuna
giren isteigine cikiveren hosnut bir iyilik melegi gibidir.Kisiyi
kendisinden uzaklastirip,yildizlarin parlakliginda gokyuzunun
sonsuz bosluguna saliverir.Askin objektifce yorumu alevlenis
bicimiyle yasanilisinda daha netlik kazanir.Aski yogun bicimiyle
yasayan kisinin ruhu sevdiginde adres bulur.Kendisinin varlik
nedeni sevdigidir.
ASKIN VE SURGUNUN DILINDE CIGERXWIN
INSANIN yasamini embriyon noktasindan itibaren ele aldigimizda yasaminin,dalgalar,celiskiler ve sancilarin girdabinda devinen,donem donem duzlemlerle butunlestigi,mutluluklarda adres buldugu,gelgitlerin suzgecinden sinandigi,yer yer diplere vuruldugu, beklenmedik zamanlarda da tepe noktalar da mekan eyledigi, toplumsal,sosyal ve kulturel olgularla mayalandigi bir seruvenin yolculugu degil mi? Her bireyin dogumu nasil kendisincedirse,olumude kendisincedir.Dolayisiyla kendi oznelliginde sekillenen yasamsal seruvenindeki yolculuguda kendisincedir.
ANTROPOLOGLARIN
kesiflerine bakilirsa insanin yeryuzundeki yasam sureci iki milyon
gibi bir zaman dilimini kapsamaktadir.Iki milyon yildir insan
yasaminda en cok acilarla karsilasti.Ve halada aci insan oglunun
birlikteliginde yuruyen tinsel bir olgu durumundadir.Magara
yasamindan cikip yerlesik yasama adim atan insanin aci cekis
bicimleri donemine gore toplumsal niteligine gore farkliliklar
gostermektedir.Insanin daha genel anlamda insan oglunun bu
biyolojik ve evrimsel gelisim asamalari hic suphe yokki buyuk onem
tasimaktadir.Her insan yada her toplum kendi surecinin yani
yuzyilinin sosyal ve etik degerlerini tasir.
ATESIN DILE GELDIGI AN
GUNES her zamanki gibi kizilliginin derinligine birakiyordu kollarini. Bir sonraki gun icin sanki matem havasiyla yeniden dogacaginin sinyallerini veriyordu.Gun geceye devrilmenin esigindeydi.Batisinda dahi sanki bir seylerin olacaginin sinyallerini yansitiyor gibiydi.Tanigimi ne olmak istiyordu ardina biraktigi gunun.Istemiye istemiye gomuluyordu daglarin en uc noktalarindan. Bir gucercinin kanak cirpinisi gibi icten ve sadeydi.O ayrilirken hungur dolu hickiriklarla yureginden derin bir acinin sinyallerini aliyordu icim icim.Gunesin son el sallayisinda gun dilimide yavastan yavasa kendini aksamin alacakaranligina birakiyordu .
AVRUPDAKI GOCMENLERIN DURUMU VE YUKSELEN RASIZM
IKINCI Dunya savasi surecinde Hitler,savasin atesleyicileri olurlarken,Alman irkinin ustun bir irk oldugunu, tum Dunya'ya kanitlamak istiyorlardi.Savasin cikis sebebi, Dunya genelinde ekonomik sistemin, yasanan bunalimlari ,buhranlari gosterilebilir.Tarihin her doneminde egemenler, donem donem milliyetci soslemleri kullanarak, halklari karsi karsiya getirip,ezme ve yok etme politikalarina yonelmislerdir.Bunlarin basindan en bilineni HITLERDIR.Hitlerin yaptiklarini hepimiz bilmekteyiz.
BIR IRMAK,BIR BALON VE YANLIZ BIR ADAM
BIR NEHIR,bir balon ve icerisinde yanliz bir adam,uzerindeydi bir nehrin,ve akiyordu nehir boyunca.Etrafta insanlar hayret ve sasskinliklarla bakislarini uzerine dikmis, bakiyorlardi balon ve icindeki yanliz adama.Kendilerince anlamlar ve yorumlarda bulunuyorlardi bu insanlar.Adam ise, etrafindaki bu insan kalabaligini umursamaz gorunumuyle,sade ve yalin haliyle akiyordu nehirin uzerinden.
BIR KADIN BIR ERKEK VE BIR MASKE
YUZLERIMIZDEKI maskeleri cikarsak ne olur? Ve sonrasinda bir aynanin karsisina gecsek.Tum ciplakligimiz belirginlesir degil mi?Yuzumuzdeki kirisikliklar,detaylar,derinin kendi rengi,sicakligi,teni,her sey tum detaylariyla kendini disa vurur.Hic bir yargilamadan bulunmadan,ciplak zihnimizle parlak,sade ve dogal gozlerle aynadan yansiyan kendimize baksak uzun uzun.Ve sonrasinda ellerimizle yuzumuzu avuclasak,parmak araliklarindan gene bakarak devam etsek aynaya.Dusutce davransak,ve tum cesaretimizi toplasak,ISTE BEN BUYUM,BUYDUM desek alcalirmiyiz acaba?
COCUKLUGUMUZA DAIR
Her insanin yasami kendince PERIODIK gecmis bicimiyle, farkli farklidir. COCUKLUK doneminden basliyarak, yasama dairalacagimiz yolun her adiminda.etrafimizdaki NESNEL KOSULLARIN ne kadar belirleyici bir rol oynadigi gercegiyle karsilasmaktayiz. Bu kosullar eksenindeki her DEVINGENLIK, ozellikle cocukluk surecimizde BILINC ALTIMIZIN derinliklerinde kot salar.
DUSUNSEL ALANDA DESCARTES'IN ONEMI
ANTIK Yunan koleci toplumunda yozlasma en ust boyutlardaydi.Hak sahibi olan donemin Sofistleri, hukuk ilkesinide tekellerine alarak,dogal olarak mevcut yapiyi ve mekanizmayi yonetme-yonlendirme imtiyazini ellerinde bulunduruyorlardi.Dogru diye halklara-insanlara lanse ettikleriyse bir paradixtan baska bir sey olmadigi gibi, bir anlamda dayatilan bu yapinin adini dogmatizm olarak vurgularsak sanirim yanilmayiz.
EKOLOJIK DENGEMIZIN BOZULMASI VE MEVSIMLERDEKI DEGISIM
GEZEGENIMIZIN dengesi her gecen gun akil almaz boyutlarda bozulmakta ve tahrip olmaktadir.Bilim adamlarinin tespitlerine ve degerlendirmelerine bakildiginda bu durum yeni degil.Oteden beri varlik gosteren bu durumun dahada feci boyutlara varilacagi tahmin ediliyor.Dunyanin dortbir yaninda insanlar ve canli varliklar tarafindan farkedilen bu tehlikenin kaynaklari konusunda bazi acilimlar ve yorumlar yapmak gerekmektedir.
HER SIIR YAZAN SAIR MIDIR?
TARIH'te buyuk insanlarin cogu buyuk ve anlami derin sozler insanliga birakmislardir.Anlamlari ve onelleri derin oldugu icindirki gecmis donemlerde oldugu gibi gunumuzdede gecerlilik ve onemini korumaktadi bu sozler.Bu kisilikler fiziki olarak aramizdan ayrilmis olabilirler ama soyledikleri sozler hala gecerliligini surdurmektedir.